14.04.2009

Ve illa dilinizi kesin..!




İ'lem
eyyühe'l-aziz!


Felsefe talebesiyle medeniyet tilmizleri,

Müslümanları ecnebi adetlerine ittiba ile

şeair-i İslamiyeyi terk etmeye davet ettiklerinde,

Kur'an Nurcuları böylece müdafaada bulunurlar:


"Eğer dünyadan zeval ve ölümü

ve insandan acz ve fakrı kaldırmaya iktidarınız varsa,

pekala, dini de terk ediniz, şeairi de kaldırınız.

Ve illa dilinizi kesin, konuşmayınız."

Mesnevi-i Nuriye | 185

***

9.02.2009

"Her gelecek şey yakındır."


Ey Rabb-i Rahîmim ve ey Hâlık-ı Kerîmim!


sırrıyla ben şimdiden görüyorum ki,


yakın bir zamanda, ben


kefenimi giydim, tabutuma bindim,


dostlarımla veda eyledim.


Kabrime teveccüh edip giderken,


Senin dergâh-ı rahmetinde,


cenazemin lisan-ı haliyle,


ruhumun lisan-ı kâliyle bağırarak derim:


"El-aman, el-aman! Ya Hannân! Yâ Mennân!


Beni günahlarımın hacâletinden kurtar!"



İşte kabrimin başına ulaştım,


boynuma kefenimi takıp kabrimin başında uzanan


cismimin üzerine durdum.


Başımı dergâh-ı rahmetine kaldırıp


bütün kuvvetimle feryad edip nidâ ediyorum:


"El-aman, el-aman! Yâ Hannân! Yâ Mennân!


Beni günahlarımın ağır yüklerinden halâs eyle!"


Mesnevi-i Nuriye Zühre 142

.

6.01.2009

Bul vecizeyi - Ekle resmi

.

"Gaybî bir zâtın ifâdâtına" derken,

lâhikalar da bir nev'i ilham ile yazıldı diye mi anlamalıyız?

.

3.01.2009

Üstâdımızın r.a. lâtîfeleri

Kardeşlerim, affedersiniz,

bu intizamsız perişan mektupla sizinle konuşmak istemiyorum.

Fakat müteaddid işlerle ve tetkikatla meşgul olduğumuz anda,

sür'atli bir sûrette fikrimizin bir köşesiyle yazdık.

Keçeli kâtibin hâli malûm.

Kafasını başka yerde bırakmıştı; mektub perişan oldu.

Onun için kusura bakmayınız.


Barla Lâhikası - 172